Ana içeriğe atla

Okuduğum Son Kitap: Paranormal Türk



Mehmet Hamdi tarafından yazılan fantastik öğelerle  bezenmiş 200-250 sayfa arasında bir roman. Konum olarak Türkiye'de geçen kitap psişik güçlere sahip Emniyet kadrosundaki özel birimin başından geçenleri anlatıyor. Savaşların artık silahlarla değil psişik güçlerle gerçekleştiği bir zaman biriminde Türkiye yine bu zamandaki gibi beş belalarını mıknatıs gibi çeken bir ülke. 3 kişilik kadro ile işe başlayan ekip dana sonra yeni ekip arkadaşlarına sahip oluyor. (Ama biri ölüyor.Kim acaba :)?)

Kitapta Ankaranın üzerine Nükleer bombanın atılmasının anlatıldığı kısım tüylerimi diken diken etmişti ki bu bölümü okuduğum sırada Ankara'dan İzmir'e geliyordum belki o yüzden bu kadar etkilendim yada harbiden güzel. Herneyse...
51.bölge de geçen sahneleri de unutmadan şuraya yazayım. E yani Türkiye'nin Amerikasız başı belada olur mu ? Olmaz. Ama bu bela Amerika'nın gizli güçleri tarafından oluşturulmuş yani Trump'ın suçu yok ! :) O bölgede geçen konular ayrı bir güzel ve fatastikizm (varmı böyle bişey yea ?) orgazmı oluyorsunuz. Tabi Ankara'dan İzmir'e geldiğim sıralarda 1-2 sayfa okuyup uykuya daldığımı (200 sefer falan )da konu dahili edelim o aralarda oldu bişeyler işte. Velhasıl güzel kitap ben sevdim. E yani tavsiyede ederim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kesikbaş Adı Nereden Geliyor ?

     Tirenin batı varoş mahallesindeyiz. Yıl 2003 desek dediğimizi doğru çıkarır. Günümüzde biraz zorlasak şehir merkezine yakın diyebiliriz "Kesikbaş" Mahallesini. Tabi resmi olarak adı Turan Mahallesi ama sokak dilinde Kesikbaş. O zamanlar Kesikbaş'a iki şey için gelirsin. Tepede şarap içmek ya da Mektep (!)' te terlemek. Bu ikisi harici zaten ne işin  olabilir ki mahallemizde. Mahallemiz evet evet. Büyüdüğüm mahallem arkadaşlarımızla meşe, gazoz kapağı, taso oynadığım, hemen iki adımda tarla kenarından erik çalabildiğim mahallem. 

Yazacağım Demiştim : Kindle Harbiden Almaya Değer mi ?

Kitap okumayı çok seven biriyseniz aynı zamanda kalın kitapları yanınıazda taşıyamıyorsanız, belki de sizin için gereken cihaz bu olsa gerek. Tabi bu işin öncüsü kindle olduğu için ondan bahsediyorum üstelik bende olan bir marka. Yoksa en az calibro da kinlde kadar iyidir kanımca. Zaten kindle derken ben aslında tüm e kitap okuyucularından bahsediyorum bu konuda bi anlaşalım yani. Bu da Calibro: Evet saçma sapan bir giriş bölümünden sonra artık gelişme kısmına geçtik. Şimdi size durumumdan bahsedeyim. Ben kitap olarak öyle çok roman falan okuyan bir insan değilim. Hele şu herkesin ballandıra ballandıra anlattığı okurken fotoğrafını çekildiği kitapları hiç okumam. (Kaliteli olup olmamasından değil zaten kendim o kaliteyi biçebilecek bir insan değilim .) Benim kitaplarım daha çok bilgi olmalı saf bilgi mesela eski bilgiler içeren bir tarih araştırması. Ya da çok fazla uzun olmayan fantastik romanlardan ki burada birinin incelemesini şaaptım burada ( Paranormal Türk ). Yani keyi...

Şu anda izlediğim dizi : BÖRÜ

Evvet. Uzun bir zaman diliminden sonra yine beraberiz sevgili günlük. Zaten beni okuyan kimse yoktur buralarda bende artık günlük tarzı yazmak istiyorum. Tabi bu durum bu konu ile ilgili. Zaten baştanda söyledim. Burada sadece yazma becerimi geliştirmek bir blog tutmak için buradayım. İsteyen okur isteyen Youtube'da çiftlikbank ile ilgili video izler. Neyse.. Tarihi destanlarla dolu olan milletimizin gerçek hayattaki başarısı ,efsaneliği senaryoda pek te iyi değil kanımca. Ama bu sav BÖRÜ ile biraz çatırdamaya başladı. Adamlar yapmış dedirten cinsten bir proje. Dizide yarım saat bakışmalar yok. Sevgililerin yiyişmesi gibi birşey yok. Dizi de operasyon var gerçek hayatta yaşanabilecek olaylar var. Dizide vatan sevgisinin ölümden üstün olduğu mesajı var. Din tüccarlarına iğneleme (Çocukluğumdan beri sevmem. ('92 doğumluyum)) var. Hani izlerken Star logosunu görmesem gerçek diyeceğim o kadar yani. Efektler bir efekt nekadar iyi olabiliyorsa o derece iyi. BÖRÜ'yü oluştur...